Tuesday, June 10, 2014

ardından..



Doğa'yla buluşucaz ..bu buluşma seni mutlu ederdi biliyorum..keşke bunu biliyor olsan keşke burada olsan ..gittiğini düşünmemeye çalışıyorum sanki aslında bizimlesin ve hayat normal seyrinde akıyor bir vesileyle toplanıp biraraya gelinceye kadar göremiyoruz birbirimizi gibi..herşey olağan seyrinde gibi Nasıl da kandırıyorum kendimi..
sen gittikten sonra bir kez görüşebildik doğa'yla.. En büyük yangın yeri onun yüreği...zor çok zor...herkesten fazla onun için zor..acının şiddeti azalsada  özlem katlanarak artıyor....hele de özlem duyulan sensen sarıp sarmalayan 
daima gülen gözlerle hayata bakan sen 
Yorgunluk bilmeyen 
hep dirençli enerjik sevgi dolu 
komik güzeller güzeli sen 
çok zor be ablam 
sensiz geçen zamana 
seni alana kızmamak Zor..


Sunday, June 8, 2014

rahatsızım

zaman geçtikçe kıymetini daha iyi anlıyorum bazı şeylerin ve daha çok özlüyorum....
aptalca bir duygusallık
gözler hep dolu dolu
ayağı kayan sütaş ineğine bile ağlıyorum

o kadar vahim haldeyim
ne iyi ederdi beni
benim en büyük derdim ne
bakınca etrafıma söylemeye utanıyorum
yaşlandıkça
( hayır
bu kelimeyi kullanmayacağım inatla
ben  yaş almak demeyi tercih ediyorum
kimse kusura bakmasın
daha hazır değilim yaşlanmaya)
yaş aldıkça
yitirdiklerim
özlediklerim
hayallerim
umutlarım
bir konuşma balonunun içine sığmaz oldu
benim bitmek bilmeyen kaygılarımın nedeni
sevdiklerim
çok severim ben
sevdim mi hep severim
bir masal kitabının kahramanları gibi sonsuza kadar mutlu yaşamak yok hayatta
ve hayat çok kısa
öyle özel güçlerim olsa
koruyabilsem hepsini
tek tek sarmalasam
yanımdan ayırmasam
ihtiyaçları oldukları her an yanlarında olabilsem
keşke..işte bu iyi ederdi beni

Monday, June 2, 2014

o zaman



ama bu kaplumbağa hızı
bu deli eden yavaşlık ta öldürebilir
bu merak
bu sessizlik
bu korku da
demek ki neymiş  aslında herşey öldürebilirmiş bizi
madem bir faydası yok korkunun ecele
beyhude bu çaba
bu kavga
bu koşuşturma.
Lanet zaman
alsın
savursun ordan oraya
alsın da artık ne ederse etsin











Monday, May 26, 2014

önsöz

istikrarsızım..sanırım bana söylediğin onca şey içerisinde buraya yazabileceğim yegane saptama "istikrarsızlık" olabilirdi ;) 
diyorsun ki at üzerinden şu hüznü
yaz..
bilmediğin şu ;
sürekli yazıyorum aslında
kafamın içinde cümleler ve kavgalar

söyleyemediklerim
hep dilimin ucunda
hafifliyorum yazarken
yazdığım gibi konuşamıyorum çünkü biliyorum

ve hep bir şikayet
anlaşılamamaktan
oysa anlatamadığımı düşünemeden

bazen yazılı metin olarak versem
daha mı iyi anlar beni diye düşündüğüm insanlar var
belki kapansam
günlerce yazsam yazsam
biter mi bu kavga demiyor muyum
diyorum
yapıyor muyum peki
yapmıyorum
inatla
direniyorum
yine de  yakamı bırakmıyor kelimeler
oysa karadeniz'in deli dalgaları yerine
bir göl dinginliği
arzuluyorum özlemle
şimdi sen yine olanca çıplaklığıyla söyledin ya gerçekleri
küçük bir çocuk tedirginliğiyle harekete geçtim
geçtim geçmesinede 
şu başlayıp bitiremediklerime bir yenisini daha eklemek istemiyorum
keşke senin bana inandığın gibi inanabilsem kendime
bu önsöz senin için
yazıldı
en azından denediğimi gör diye







Thursday, November 14, 2013

tuhaf

ben şimdi usulca sokulurum yatağa...bu mevsimler sıkıntılı
çok üşür ayaklarım
..dertlenmem dert vermem çabalarım ısınsın diye
fazla düşünmem
düşünürsem uyuyamam
uyumazsam lacivert bir sabaha uyanmaz gözlerim...
ayaklar sıkıntılı varlıklar
getirir götürürler
çaresiz...
onların çaresizliği
benim mecburiyetlerim
...içerde odasında uyuyan kızım, koltukta uzanmış tv izleyen kocam ve klavyede gezinen parmaklarım değil de neden ayaklarım ...çok ağrıyor da ondan herhal !

Thursday, November 7, 2013

zamanı değerlendirme sorunsalı

aslında kalkıp pilavı ocağa koymam gerekirken yazıyorum bunları...belki evvelinde de 1 saat dinlendirebilirdim göz kapaklarımı
ama ne yaptım?
reddettim dinlenmeyi
az sonra koştururken belki zamanı doğru kullanamadığım için hayıflanacağım yine kendime...
ne çektim kendimden
ne ?


Sunday, October 27, 2013

Ahlar ağacı ( günün şiiri )


adı hüzün

mutlu anlarım küçük hediye paketleri gibi
bir heyecanla açıp içinden çıkana tebessümle bakmaktan ibaret
beklemekle ilgili umut etmekle ilgili hiçbir şey söylemiyorum
çünkü varolmayanın üzerine konuşmak anlamsız
boğazıma kadar battığım şeyin ne olduğunu biliyorum artık !
onun adı hüzün

Thursday, September 5, 2013

bazen tek cümle yeter ;

birbirine benzeyen yollarda kaybolmuş bir çocuğun kalp çarpıntısı  !


Thursday, August 15, 2013

müebbet acı



'' Çünkü V.Hugo'nun söylediği gibi evladını kaybeden bir anne için her günün ilk gün olduğunu ve bu acının ihtiyarlamayacağını biliyor. 
Annesi de buna müebbet acı diyor,.. ''

bir iç döküş okudum ve hayatım değişti....aklımda hep o satırlar...
öleceği güne kadar doğum gününü kutlamayacağını söyleyen bir dostun beni allak bullak eden satırları...baktığım her yerde yediğim her lokmada  gittiğim yollarda hep o satırlar hep...



Friday, April 26, 2013

cuma'm

...öyle küçük bahanelerim var sevmek için...hep bu bahaneler değilmidir başımızı yakan ;)
beklemeden ummadan seviyorum
derin bir nefes alarak başlıyorum güne
umutsuz iç çekişleriyle değil
haftanın son günü
haftamın son günü
seni seviyorum :)
sen de beni sev !

Thursday, April 25, 2013

tam da bu an hali !

brıdget jones değilim ben
her dakika renkli hikayelerim yok...hatta sürekli bu çok olumlu sürekli gülümseyen bedenin altında gidişattan kaygılı bir ruh hali var...zaman zaman duru okuyor olmasaydı gezinmeseydi bu ada da ne söverdim kendime vallahi en az size sövdüğüm kadar...durunun odasındayım
dışarı çıktı arkadaşlarıyla
artık ufak ufak kapı önü arkadaşlıkları ve bakkala kadar gitme denemeleri de yapıyor :) kıyamıyorum  bu yalnızlığa mahkum edilmiş hallerine...azıcık soluk alsın istiyorum...tabii ev de kaygılanmaya bir o cama bir bu cama koşturmayı da ihmal etmeden...ne yapayım güvenemiyorum kimselere :( ne fena ! ama öyle
çalışan annenin işi bitmez...biteni de vardır elbet böyle mükemmel her daim düzenli her daim yemeği dolapta hazır...ben hiç o model olamadım...bişeyi de tam olamadım ya ...yanarım yanarım ona yanarım :)  az sonra evdeki mesaim başlayacak...ne yapalım benim olayım da bu ...



Friday, April 19, 2013

özlemek

kulağımda bu şarkı varken sonsuza kadar yazabilirmişim gibi geliyor...boyut değiştirebilirmişim dünyanın tüm iğrençliklerini unutabilirmişim gibi
....
umursamamak beklememek kısaca
gitmek zamanları geldi ruhumun ...sıcacık iklimlerde güneşi hissetmenin zamanı
ayaklarımda küçük dalgaların oynaşma ,
tasasız , hesapsız uykulara dalma zamanı
buradan uzak diyarlarda
yıldızlarla dolu gökyüzünün altında
"var " olmak, varolduğunu hissetmek,
hafif esintili ürpermek zamanı
belki çok uzaktan gelen bir giter sesine eşlik etmek
ya da sevdiğinin omzu
ve kulağında sadece onun sesini duymak zamanı...
ben hazırım ama ya zaman ?
ne zaman ne? Zaman :(

Wednesday, April 17, 2013

yaz dedi usulca yaz...

keşke yazabildiğim gibi konuşabilsem
şu karşımda duran bembeyaz boşluğa doğru  akıp giden kelimeler aynı rahatlıkla dökülebilse dudaklarımdan ...
ne çok kızıyorum anlaşılmıyorum diye
belki de anlatamadığımı düşünmeden
sığındığım tek liman
benim sakin adam...
.ne zor geçti  yazmaktan vazgeçtiğim günler bilemezsin...heyecansız yalnız
derin bir kuyuda sadece kendimi işittiğim anlar
bitti....ben geldim :)


Monday, April 15, 2013

diye diye bugünlere gelmişim...

evet göreceklerim var daha biliyorum
hep bir mucize beklentisi
hep sihirli değneğin dokunacağını ve tüm hayatımızı değiştireceğini umarak geçirilmiş koca bir zaman
umut güzel şey ama bazan da tehlikeli..öyle sadece umarak bekleyemezsin
körü körüne inanamazsın
bir dayanağın yoksa
kalakalırsın
ne kadar bolmuş vaktim
takvimden bir günü silerken bir ömrü silivermişim yahu :(
şimdi meşgul etmeyin beni çok acelem var çünkü :))

Saturday, November 24, 2012

benim duru'm var düşemem

çok umudumu kaybediyorum bazen çok çok ciddiye alıyorum hayatı hayatımın içindeki herşeyi ve belki de gereksiz yükleniyorum bunca ağırlığı..
duru kızım
o masum tatlı yüzün iyileştiriyor beni
içimde çözemediğim her sorunun
her sıkıntının
her korkunun
yegane ilacı
bir tanem
tek umudum
ışığım
hep parla hep!

Tuesday, November 13, 2012

geçer geçer...

öyle zehir zemberek cümleler kursam yeri aslında ama yok o kadar gözüm dönmedi sanırım...ya da geriye birşey kalmadı kırgınlığımdan....

Saturday, November 3, 2012

yak gel gemilerini..

vazgeçiyorum diyerek vazgeçemezsin...bilirsin ama söz geçiremezsin...hayatın insafsızlığı boşluklar zayıf anlar hikayedir aslında...eğer ölüyorsan yavaş yavaş ölüyorsundur...bilerek isteyerek yanıyorsundur ! başka dünyalar başka zamanlarda da olsan gerçeği değiştiremezsin ! ne kadar direnirsen diren  küçücük bir umudu bile büyütebilirsin içinde ...istersen yaparsın istersen sözleri susarak aşarsın! umurunda olmaz gemileri yakarsın!!! 

Wednesday, October 24, 2012

teşhis!

bakalım ne zamana kadar gülüp geçeceğim...bakalım?
bu sabırlı müşfik haller
bu böyle amaaaan sende tavrı
ne kadar da sahte! herkes kanıyor da bir ben ...?
bir ben var ki benden içeri
kuyruğunu yakalamaya çalışan köpekler gibiyim...olduğum yerde dönüyor ve çok yaklaşıyorum
ama o kadar!

Tuesday, October 23, 2012

merak...adamı öldürür!

yağmurlu bir hava...serin kasvetli...bense
havanın kasvetine inat.... iyiyim :/
içimdeki savaş bitmiyor
bitmiyor lanet olsun!
olmuyor mu size de
dar gelmiyor mu tüm mekanlar
öyle içten içe bir öfke duymuyor musunuz
hayatınızda güzel olan ne varsa yok sayıp
en en olmayacak nedenlere
takılıp kalmıyor musunuz
küçük mutluluk oyunlarında boğulduğunuz olmuyor mu
yok olmak
yitip gitmek istemiyor musunuz
kalbinizdekileri çıkartıp
beyninizdekileri de diğer yanına koyup
yesinler birbirini demiyor musunuz
şimdi de şu an da
kalmak tan ziyade
allahım nasıl nasıl
devam edecek bu hikaye diye merak etmiyor musunuz